...Anladım, anlaşılabirliğin susmaktan geçtiğini…
...Ve sustum anlamların direnişinden bu yana…
...Anlamak ve anlaşılmak…
‘Seni çok iyi anlıyorum ’dur anladığımın ifadesi – ki,
...Anlaşılmak/anlamak zordur kimi zaman…
...Bir ucunu sen yakalarsın diğerini karşındaki(ler) …
...Önemli olan senin ne anlattığın iken ‘anlaşılan’ tutulur göz ucuyla...
...Bir o yana bir bu yana savrulur sözcükler…
...Sen bir cümle söylersin, cümle senin olmaktan çıkar…
...Ne başını, ne ortasını ne de sonunu tutabilirsin…
‘Söz gümüş ise sükut altındır’ derler…
...Dinlersin… Susarsın…
...Anlaşılmak önemsizdir suskunluğunun içinde !

...Anlıyorum herşeyi, anlaşılmanın unutulduğu yerde...
...Ve anlaşılmıyorum, sözcüklerimin içinde...

...Sadece...
...Sustum...
...İyiye...
...Kötüye...
...Doğruya...
...Yanlışa…

...Ben kendimi bildim, anlaşılmanın uzak olduğu cümlelerde…
...Ve kendimi çözdüm adım adım…

...Anladım, anlaşılabirliğin susmaktan geçtiğini…
...Ve sustum anlamların direnişinden bu yana…

...Sadece...
...Dinliyorum kendimi sonsuz bir sükunetle...